FİLİSTİN – ÇİN İLİŞKİLERİ: UYGUR TÜRKLERİ ALEYHİNE NEDEN AÇIKLAMALAR YAPILDI?

FİLİSTİN – ÇİN İLİŞKİLERİ: UYGUR TÜRKLERİ ALEYHİNE NEDEN AÇIKLAMALAR YAPILDI?

HABER TARİHİ: 23 Haziran 2023
495 Kişi okudu

Çağrı Batuhan Budak

 

Bu yıl Çin’e ziyaret gerçekleştiren ilk lider, beşinci kez Çin ziyareti gerçekleştiren Mahmud Abbas oldu. Bu ziyaretin önemli detayları arasında en dikkat çekeni Abbas’ın Doğu Türkistan konusundaki açıklamaları oldu. Abbas, Çin’in Uygur Türklerine yönelik politikası konusunda "Çin aşırıcılığı ortadan kaldırmayı, terörizme ve ayrılıkçılığa karşı çıkmayı amaçlıyor" sözlerini sarfetti. Bu açıklamanın ve ortak bildiride yer alan işbirliği detaylarının altında Çin’in Ortadoğupolitikası yatıyor.

Çin her zaman Filistin davasına sempatik yaklaştı

Geçmişe bakıldığında Filistin Kurtuluş Örgütü’nü ve Filistin Devleti’ni tanıyan ilk ülkelerden birinin Çin olduğunu görebiliriz. 1965 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Pekin’de diplomatik ayrıcalığı olan temsilciliğini kurmuştur. 1988 yılında Çin ile  Filistin arasında diplomatik ilişki tesis edilmiştir. Çin aynı dönemde Mao’nun Üçüncü Dünya Doktrinini yaymak için FKÖ’ye maddi, manevi ve askeri eğitim alanında desteklerde bulunmuştur. Filistin’in önde gelen lideri Yaser Arafat onlarca kez Çin’e ziyaretlerde bulunmuş ve Çin tarafından oldukça destek görmüştür. Çin, Birleşmiş Milletler ’de günümüze kadar birçok kez Filistin lehine tavır göstermiştir. 2000 yılında, dönemin Çin Devlet Başkanı Jiang Zemin, Filistin’in bağımsızlığı konusunda şu açıklamada bulunmuştur: “Biz her zamanki gibi, Filistin halkının bağımsız devlet kurması dahil olmak üzere milli self-determinasyon hakkını kimsenin elinden alamayacağı görüşünü savunuyoruz. Filistin halkının yurtlarına dönmesi ve bağımsızlığını ilan etmesi gibi milli haklarına tekrar kavuşması, BM’nin iligili kararına uymak demektir. Hem de uluslararası toplumun görevidir. Çin, Filistin halkının tercihlerine saygılıdır, Ortadoğu’nun durumu nasıl değişirse değişsin Filistin halkının haklı mücadelesine ve milli menfaatlerine aykırı olmayan kararlarına, Çin hükümeti ve Çin halkı daima destek verecektir.”

Çin’in Ortadoğu yaklaşımları

İsrail, 1950 yılında Ortadoğu’da Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk devlet olmuştu, ancak Çin karşılık vermemişti. Çin her zaman Filistin davasına sempati duymuş ve İsrail’e karşı eleştirel bir tavır göstermiştir. Çin, “Kuşak ve Yol İnsiyatifi” adını verdiği küresel çaptaki projesi kapsamında Ortadoğu’da birçok anlaşma ve ilişki geliştirme atağında bulunmuştur. 2016 yılında Ortadoğu turuna çıkan Çin lideri Şi Cinping, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle birçok ekonomik anlaşmaya imza atarken Arap Birliği’nde konuşma yapma imkanıbulmuştur. İlk kez Arap Birliği’ne hitap eden Şi Cinping İsrail – Filistin meselesiyle ilgili olarak ‘1967 sınırları çerçevesinde tam bağımsız ve başkentinin Doğu Kudüs olacağı bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini’ söylemişti. Sık sık Filistin lehine tavır sergileyen Çin, ticari ilişkiler konusunda aynı yönde bir duruş sergilemiyordu. Özellikle ‘Kuşak ve Yol Projesi’ kapsamında Ortadoğu’da atılan adımlar İsrail – Çin ticareti noktasında da kendini gösteriyordu.

 

Çin – İsrail ticaret hacmi oldukça yüksek

İsrail ve Çin arasındaki resmi ilişkilerin ilk kez kurulduğu 1992 yılında karşılıklı ticaret hacmi 50 milyon dolar kadardı. Geçtiğimiz yılın verilerine baktığımızda ticaret hacmi 22 milyar dolara ulaşmıştır. Ancak Çin ve Filistin arasındaki ticaret hacmi Çin Dışişleri Bakanlığı geçen yıl verilerine göre 158 milyon dolar civarında kalmıştı. Her ne kadar tarihsel açıdan Çin’in Filistin davasına sempatik yaklaşımı kamuoyuna yansımış olsa da Çin’in her zaman öncelikli amacının ekonomi ve ticaret olduğunu düşündüğümüzde Filistin konusunda tutumunun söylemde kaldığını söyleyebiliriz.

Çin bu pozu seviyor

Bugünlerde Filistin liderinin Doğu Türkistan konusundaki açıklamaları konuşuluyor ancak bu tarzdaki görüşlerini daha öncede belirtmişti. 2020 yılında Çin lideri ve Filistin lideri arasında gerçekleşen telefon görüşmesi kamuoyu ile paylaşılmış, Şi Cinping Filistin’in Ortadoğu’daki iki devletli çözümüne desteğini beyan ederken, Mahmud Abbas ise karşılık olarak Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine karşı uyguladığı politikalarında desteğini sunduğunu bildirmişti. Çin’in Ortadoğu konusunda Filistin meselesi üzerinden göstermek istediği “büyük devlet pozu”, Müslüman ülkelerden ciddi oranda karşıladığı enerji ihtiyacı, Uygur Türklerine karşı politikasına aldığı Müslüman ülkeler desteği ve ABD’nin İsrail’e yoğun politik desteği sebebiyle Filistin davasına destek pozuna devam edeceği görülebiliyor. 

Filistin arkasındaki ‘büyük devlet’ desteğini kaybetmemek üzere kendisinden beklenen ‘Tek Çin Politikası’ ve ‘Doğu Türkistan Politikası’ na destek vermeye devam etmesi kaçınılmaz gözüküyor. Mahmud Abbas’ın son ziyaretinde ŞiCinping ile yayınladığı ortak bildiride "Doğu Türkistan'ı ilgilendiren meselelerinin insan hakları konularıyla bir ilgisinin bulunmadığı, fakat olayın teröre karşı, radikallikten arındırma ve ayrılıkçılık karşıtı olarak şekillendiği" ifadesine,Müslümanlara yapılan zulme destek noktasında bakıldığında nasıl göründüğünü okuyucuların yorumuna bırakıyorum…



ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun