MAKALE - PKK Terör Örgütünün Irak'taki Türklere Yönelik Baskıları (Reşat SALİHİ)

MAKALE - PKK Terör Örgütünün Irak'taki Türklere Yönelik Baskıları (Reşat SALİHİ)

HABER TARİHİ: 03 Mart 2025
78 Kişi okudu

PKK Terör Örgütünün Irak'taki Türklere Yönelik Baskıları

Reşat SALİHİ*

PKK terör örgütü, son yıllarda Irak’ta özellikle Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde faaliyetlerini artırmış, bu faaliyetler ile doğrudan bölgedeki Türk toplumunun varlığını tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. PKK’nın bölgedeki stratejisi, yalnızca askeri ve ideolojik değil, aynı zamanda sosyoekonomik, kültürel ve psikolojik boyutları da içermektedir. Bu bağlamda, PKK’nın Irak’taki Türklere yönelik uyguladığı baskıların anlaşılması, hem bölgesel istikrar hem de Türk kimliğinin korunması açısından kritik önem taşımaktadır. Irak’ı yöneten rejimler, sürekli olarak PKK ile arasına bir mesafe koymamıştır. PKK terör örgütünü her zaman Türkiye’ye karşı kullanılabilecek bir koz olarak bekletmiştir. Bu süreçlerde de terör örgütü, kurulduğu 1978 yılından itibaren, Irak’ın kuzeyinde bulunan dağlık bölgeyi ana üs olarak seçmiştir. Irak rejimleri ise bu örgütü Türkiye’ye karşı hazır kart rolü ile kullanmak amacıyla bekletmiştir. Irak, 1980’li yıllardan sonra SSCB’ye güvenerek PKK’ya destek vermiştir. Beyrut’ta bir PKK kampı kurulmuş ve örgüt yıllarca buradan yönetilmiştir. Suriye ise Türkiye’ye karşı sürekli olarak Yunanistan ve Bulgaristan’ı bir koz olarak kullanmış, bu durum bölgedeki Irak Türklerini zor duruma düşürmüştür.[1]

1980 – 1988 yılları arasında yaşanan İran ve Irak arasındaki savaşta Saddam Hüseyin, Irak içerisinde İran’ı destekleyen Kürt aşiretlerinin üzerine yürümüş ve bir operasyon düzenlemiştir. Bu operasyona ’’Enfal Operasyonu’’ adı verilmiştir. Bu dönemin içerisinde Saddam Hüseyin, Kürtlerin içerisindeki bölünmeyi fırsat bilerek KDP ve KYB’ye karşı PKK terör örgütünü desteklemiştir. Bu desteğin ardından ise terör örgütü, bölgede mutlak hâkimiyetini kurmuştur.2

Saddam Hüseyin yönetimindeki Baas rejiminin 2003 senesinde çöküşünün ardından da PKK terör örgütüne destek yine kesilmemiştir. Irak Türklerine PKK terör örgütünün baskılarının en yoğun olduğu dönem de bu dönem olmuştur. Terör örgütü PKK, Türklerin yaşadığı bölgelerde Irak içinde yasallık kazanan iki iktidar Kürt partisi içerisinde aktif faaliyet göstermişlerdir. KDP içerisinde kısmî, KYB içerisinde ise çoğunluk oluşturmuşlardır. Radikal Kürt milliyetçileri PKK sempatizanlığını ve bu ideolojiyi, 2003 senesinden günümüze kadar yasallık konusunda sürekli engeller ile karşılaşan PKK, bu durumu yukarıda bahsettiğimiz siyasi partilerin içerisinde faaliyet göstererek yapmıştır. Ancak bu iki partinin içerisinde de yeterli rol alamayan PKK, daha aktif bir rol almak amacı ile, KDP ve KYB’ye muhalif olarak 2017 senesinde kurulan Yeni Nesil Hareketi’nin içerisine de sızmayı başarmıştır. Ancak buradaki sızması, Yeni Nesil Hareketi içerisinden Irak Parlamentosu’na milletvekili bile gönderecek kadar güçlü bir sızma olmuştur.

PKK terör örgütü, Irak'ta Türk siyasetçilere yönelik baskıları sonucunda birçok önde gelen Türkmen siyasetçiyi hedef almış ve şehit etmiştir. 25 Haziran 2013'te Tuzhurmatu’da Ali Haşim Muhtaroğlu3 ve Ahmet Koca4 ile birlikte birçok Türkmen vatandaşı, PKK terör örgütünün düzenlediği bombalı saldırı sonucu şehit edilmiştir. Öte yandan, Münir Kafili5 de 24 Haziran 2014 tarihinde PKK’nın düzenlediği bir suikast sonucunda hayatını kaybetmiştir.

PKK’nın Türkmenlere yönelik baskıları, IŞİD’in saldırılarıyla eşgüdümlü olarak yürütülmüştür. Bir yandan IŞİD’in saldırıları sürerken, diğer yandan PKK terör örgütü de Türkmen bölgelerini hedef almaya devam etmiştir. Tuzhurmatu ve çevresinde IŞİD’e karşı direnen gönüllü Türkmen askerleri,6 aynı zamanda içeride sızan ve uyuyan hücreleri bulunan PKK’lılarla da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte, IŞİD ve PKK tarafından kıskaca alınan Türkmenler, iki cephede birden savaşmak zorunda bırakılmıştır.

2014 yılında IŞİD’in birçok şehri işgal etmesiyle birlikte, sözde IŞİD’e karşı savaşmak bahanesiyle PKK militanları sistematik olarak Türkmen bölgelerine yerleştirilmiştir. Dakuk, Tuzhurmatu ve Kerkük gibi Türkmen bölgelerine getirilen bu teröristler, bölgedeki asayişin bozulmasına sebep olmuştur. 2014’ten 16 Ekim 2017 tarihine kadar PKK ve onun destekçileri, gasp, kaçırma, bombalı saldırı, suikast ve hukuksuz tutuklamalar gerçekleştirmiştir. PKK destekçisi Kerkük Valisi Necmettin Kerim, şehirdeki etkisini artırarak terör eylemlerinin sürmesine göz yummuştur.

25 Eylül 2017’de, Kerkük’ü de kapsayan sözde bağımsız Kürt devleti için bir referandum düzenlenmiştir. Bu referandum, Türkiye ve İran’ın sert tepkisine rağmen gerçekleştirilmiştir. Irak merkezi yönetimi ise 16 Ekim 2017’de başlattığı “Kanunu Koruma Operasyonu” ile Peşmerge ve PKK unsurlarını IKBY bölgesine geri çekilmeye zorlamıştır. Bu süreçte PKK destekçisi Kerkük Valisi Necmettin Kerim de şehirden kaçmıştır. Bu operasyon sayesinde bölge, geçici bir süreliğine terör unsurlarından arındırılmış ve güvenlik seviyesi yükselmiştir. Ancak, terör örgütü PKK, Ocak 2018’de ITC’nin büro sorumlusu Alattin Salihi’yi7 düzenlediği suikast ile şehit etmiştir.

PKK, ilerleyen süreçte vur-kaç taktiğine yönelerek Kerkük Kayseri Çarşısı’nı 26 Kasım 2018’de kundaklamış ve şehrin hem tarihi hem de ekonomik yapısına ciddi zarar vermiştir. Bölgede güçlü bir varlık sürdüremeyen PKK ve destekçileri, 2018 parlamento seçimlerinde hile yaparak vekil sayılarını manipüle etmiştir. 2019 yılında terör örgütü, Kerkük’ün farklı semtlerinde bir gün içinde altı bombalı saldırı düzenleyerek bayram arifesinde sivilleri hedef almıştır.8

2022 yılında ITC Milletvekili Erşat Salihi, terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerinin arttığını ve yeni karargahlar açma girişimlerinde bulunduğunu açıklamıştır9. 2023 yılında PKK, Ahmet Tahir’i evinin önünde, arabasının altına yerleştirdiği el yapımı patlayıcı ile şehit etmiştir. 2024 yılında ise Mart ayında Kifri ilçesinde Hüseyin Alloş Bayatlı’yı10 hedef alarak Türkmenleri bir kez daha doğrudan hedef almıştır. Aynı yıl, PKK Kerkük’te bulunan Avcılar ve Kırdarlar11 Hanlarını kundaklayarak Türkmen esnaflara büyük zarar vermiştir.

Bu süreç içerisinde Irak hükümeti, ilk kez PKK’nın bir olayla ilişkisini resmi olarak duyurmuş ve terör örgütüne karşı bazı adımlar atmıştır. PKK ile bağlantılı bazı siyasi partiler kapatılmış ve örgüt resmi olarak “Yasaklı Örgüt” ilan edilmiştir. Ancak, Irak İçişleri Bakanlığı’nın düzenlediği basın toplantısında PKK’lı teröristler olarak gösterilen şahıslar, kısa bir süre sonra Irak mahkemeleri tarafından serbest bırakılmıştır.

PKK’nın Türkmeneli bölgelerine yönelik tehditleri birkaç temel başlık altında incelenebilir. İlk olarak, güvenlik tehdidi çerçevesinde örgüt, Irak Türk’ü nüfusun yaşadığı yerleşim yerlerinde silahlı saldırılar ve adam kaçırma gibi yöntemlere başvurmuş, bu durum bölgedeki demografik yapıyı etkileme amacı taşımıştır. Özellikle Telafer, Tuzhurmatu ve Kerkük gibi stratejik şehirlerde, Türklerin göç etmesine neden olan saldırılar gerçekleşmiş, bu da uzun vadede demografik mühendislik stratejilerinin bir parçası olarak değerlendirilmiştir.12

İkinci olarak, PKK, Irak Türk toplumunun siyasi temsiliyetini zayıflatmak adına, yerel siyasette aktif olan Irak Türk’ü gruplara yönelik baskı politikaları uygulamıştır. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) içerisinde faaliyet gösteren KDP ve KYB’nin himayesinde hareket eden PKK, Irak Türk siyasi partilerinin etkinliğini kırmak için çeşitli yöntemler kullanmıştır. Bu durum, Irak Türk toplumunun siyasi haklarını savunmasını zorlaştırmış ve Irak’ta Türk kimliğinin korunmasını engelleyen bir faktör haline gelmiştir. Özellikle de IKBY yönetimi içerisinde karar sahibi yerlerde bulunan bu terör örgütü, Irak Türklerini ilgilendiren meselelere karşı çıkmış ve sürekli engellemiştir.13

Üçüncü olarak, PKK’nın ekonomik boyutta da Türkmeneli bölgeleri üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Terör örgütü, kaçakçılık, uyuşturucu ticareti ve yasa dışı vergi toplama gibi yöntemlerle bölgedeki ekonomik dengeleri manipüle etmiş ve Türk iş insanlarını hedef alarak ekonomik baskı uygulamıştır. Bu da Irak Türklerinin ekonomik anlamda güç kaybetmesine ve bölgedeki ekonomik kontrolün PKK’ya yakın grupların eline geçmesine neden olmuştur.

Son olarak, örgütün kültürel ve eğitim alanındaki müdahaleleri de dikkate değerdir. PKK, bölgede Kürtçü ideolojiyi yaymak amacıyla Türkçe eğitim veren okullarda ve kültürel kurumlarına yönelik baskılar uygulamış, Irak Türklerinin dil ve kimlik haklarını tehdit eden politikalar geliştirmiştir. Bunlar, bölgedeki Türk kimliğinin asimilasyonuna yönelik girişimler olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, PKK’nın Irak Türklerine yönelik tehditleri, sadece askeri alanda değil, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda da geniş bir etki alanına sahiptir. Bu bağlamda, Irak Türklerinin varlığını koruyabilmesi için, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde Türklerin haklarını savunan politikaların geliştirilmesi ve uygulanması büyük önem taşımaktadır. PKK’nın Irak’taki varlığının, Türk toplumu üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelenmesi ve bu doğrultuda etkin politikaların oluşturulması, Türklerin bölgedeki tarihi ve kültürel mirasının korunması açısından kritik bir gerekliliktir.

PKK’nın Faaliyetleri ve Yöntemleri

PKK, Irak’ta Türklere yönelik çeşitli yöntemler kullanarak baskılarını artırmaktadır. Bu faaliyetler, örgütün uzun vadeli stratejik hedeflerini gerçekleştirme çabalarının bir parçasıdır.

  • Fiziksel Baskı ve Şiddet: Türk köylerine yapılan saldırılar, sivillere yönelik kaçırma, öldürme ve yaralama gibi şiddet eylemleri örgütün uyguladığı baskının en somut örneklerindendir.
  • Demografik Yapıya Müdahale: Özellikle Kerkük ve Tuzhurmatu gibi bölgelerde, Türklerin zorunlu göçe maruz bırakılması, yerlerine başka unsurların yerleştirilmesi gibi yöntemlerle bölgenin demografik yapısı değiştirilmeye çalışılmaktadır.
  • Propaganda ve Psikolojik Baskı: Yerel medya araçları, sosyal medya platformları ve yerel bağlantılar aracılığıyla Türklere yönelik korku ve nefret söylemleri yayılmaktadır. Ayrıca, Türk gençlerini örgüt saflarına çekme çabaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
  • Ekonomik Baskılar: Türklerin ekonomik faaliyetlerine yönelik tehditler, iş yerlerinin kapatılması veya vergi adı altında haraç toplanması gibi uygulamalar ekonomik güvensizlik yaratmaktadır.
  • Kültürel Asimilasyon: Türklerin dillerini, kültürlerini ve tarihlerini unutturmayı hedefleyen politikalar, kültürel kimliğin zayıflatılmasına yönelik bir baskı unsuru olarak kullanılmaktadır.

 

 

Öneriler ve Sonuç

PKK’nın Irak Türklerine yönelik baskıları karşısında, Irak Türklerinin varlığını ve haklarını koruyabilmek için bir dizi önlem alınmalıdır:

  1. Uluslararası Destek Mekanizmaları: Irak Türklerinin haklarının korunması ve PKK’nın bölgedeki etkisinin azaltılması için Türkiye başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, Irak Türklerine yönelik destek politikaları geliştirmelidir.
  2. Güvenlik Önlemlerinin Güçlendirilmesi: Irak Türkleri yerleşim bölgelerinin güvenliği sağlanmalı, yerel güvenlik güçleri PKK’nın tehditlerine karşı güçlendirilmelidir.
  3. Siyasi Temsiliyetin Artırılması: Irak Türkleri, hem Irak merkezi hükümeti hem de IKBY içinde daha güçlü bir siyasi temsile sahip olmalı ve Irak Türklerinin karar alma süreçlerine katılımı sağlanmalıdır.
  4. Ekonomik ve Kültürel Kalkınma Programları: Irak Türkleri toplumunun ekonomik ve kültürel varlığını sürdürebilmesi için Türkiye ve diğer müttefikler tarafından özel kalkınma projeleri desteklenmelidir.

Sonuç olarak, PKK’nın Irak’taki varlığının Irak Türkleri toplumu üzerindeki etkileri sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve kültürel düzeylerde ciddi tehditler içermektedir. Irak Türklerinin haklarını korumak ve bölgede kalıcı çözümler oluşturmak için ulusal ve uluslararası çapta etkili politikalar geliştirilmesi elzemdir.

 


* Avrasya Bir Vakfı Gençlik Merkezi, Irak Masası, Araştırmacı

[1] Yüksel Kaştan, II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI TÜRKİYE- IRAK SİYASİ İLİŞKİLERİ, 2008, s.4.

2 Özdağ,1996: 81-105

3 Ali Haşim Muhtaroğlu, Tuzhurmatulu, Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı ve ITC Selahattin İl Başkanı ve İl Meclis Üyesi

4 Ahmet Koca, ITC’nin Tuzhurmatu’daki önemli kadrolarından ve ITC İl Meclis Adayı.

5 Münir Kafili, Irak Türkmen Cephesi Seçim Dairesi Başkanı ve Kerkük İlçe Meclis Başkanı

6 Daha sonrasında, ’’Haşdi Şabi Türkmen Gücü’’ adını alarak mücadele etmişlerdir.

7 Alattin Salihi, Irak Türkmen Cephesi Kerkük El Askeri Bölge sorumlusu.

8 Anadolu Ajansı, 30 Mayıs 2019 tarihli ‘’Kerkük’te art arda 6 bombalı saldırı.’’ başlıklı haber.

9 Anadolu Ajansı, 27 Mart 2022

10 Süleymaniye şehrine bağlı Kifri ilçesinin Bayat Boyu beyi.

11 Yapım tarihi 1800’lü yıllara dayanan, Kerkük büyük çarşısının ortasında yer alan iki tarihi han.

12 Türkmeneli TV, Tuzhurmatu’dan Röportajlar, 2016.

13 Türkmeneli Gazetesi, Kerkük, Haziran 2005.



ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun